Özgül Fobi

Özgül Fobi insanın kendisi ile barışık yaşayamama durumudur.

Özgül Fobi Nedir?

Özgül fobi, mantık dışı nesne yada durumlara duyulan aşırı korkudur. En yaygın fobi türü olan özgül fobilere çeşitlerine örnek vermek gerekirse,

Fiziksel nesnelere duyulan korkular ( Nesnesel Özgül Fobiler)

Çeşitli hayvanlara karşı duyulan korkular : Örümcek korkusu
Doğa olaylarına karşı korkular : Şimşek veya aşırı yağmur
Kan, yara, vb vücut yaralanmaları : Kan vermekten açık yara görmekten korkmak

Durumsal Olaylara Duyulan Korkular ( Durumsal Tip Özgül Fobiler)

Kapalı alanlar : Asansörler, Tüneller

Sosyal alan fobileri : Toplu taşıma araçları, uçak korkuları

Özgül fobi hayat boyunca devam edebilen yaşam kalitesini düşüren olay yada nesneler ile temas halinde ataklar oluşturan bir ruhsal bozukluktur. Özgül fobiler öğrenme ile başlar genellikle ergenlikte daha çok ortaya çıktığı görülür ilerleyen yaşlarda fobilerin ortaya çıkması istisnadır.

Ülkemizde psikolojik baskılardan dolayı özgül fobileri yüzünden psikolog ve psikiyatri servislerine başvuru sayısı oldukça azdır. Genellikle kabul edilmiş korkular olarak yaşamını sürdürmeye devan eder yada fobilerinden kaçarlar. Ne zaman bu durum başka problemleri doğurur o zaman bireyler sorunlarına çözüm arama yolunu seçerler. Fobilerinden beslenen başka bir problemden muharip kişi, çözümün fobilerinin tedavisi olduğunu öğrendiğinde oldukça şaşıracaktır.

Özgül fobi Yaklaşım Şekli

Özgül fobiye tıbbi yaklaşımın her insanda olabilecek korkulardır şeklinde yaklaşılması, rahatsız olan kişiyi yanlış yönlendirmekte tedaviye ilgi azalmak da korkulara alışkanlık kazanılarak kısıtlı yaşamak tercih edilmektedir. Korku fiziksel bir rahatsızlık dan değil manevi ve ruhsal rahatsızlıklar ile kronikleşir. Çevre insanları bu korkuları kişilik ve huy olarak etiketler bu nedenle kişi hastalığının farkına bile varmayabilir.

Özgül fobi nasıl Fark edilir?

Özgül fobi, yaşantı esnasında kişi tarafından yada çevresi tarafından fark edilir. Örnek köpek sahibi bir arkadaşa yapılan ziyarette aniden köpek den korkup eve girmemek, yada bir daha uzun bir süre o kişi ile bağlantıyı kesip kendini izole etmek gibi.

Çeşitli evcil yada evcil olmayan hayvandan korkmak, yaklaşamama, dokunamamak

İlk defa denenen seyahat şekillerinde uçak, metrobüs yada metro gibi, çok rahatsız olmak ani terleme, heyecan, bunalma yaşamak

Özgül fobi iş hayatında yada sosyal hayatınızda çok fazla engel taşımadığı için göz ardı edilebilir fakat fobilerin insanları nasıl engellediği açıktır. Örnek olarak uçak korkusu olan bir kişinin seyahatlerini hep kara yolları ile yapması iş hayatında kariyerini etkileyecektir.

Özgül Fobi Nedenleri?

Özgül fobi yaşanılan deneyimler ile alakalı olsa da bilimsel olarak bunu doğrulanmamıştır. Geçmişinde köpek tarafından saldırıya uğrayan bir kişinin köpekten korkması, Asansörde uzun süre kalıp sıkıntı çeken bir kişinin bir daha asansöre binememesi gibi örnekler sıkça rastlanmıştır. Özgül fobi oluşmasında kişilerin yaşadığı olumsuz deneyimlerin rolü olduğu düşünülse de bu düşünce yanıltıcıdır. Hayatında hiç bir deneyim yaşamadan su altında kalmak yada yüksekten korkmak gibi fobiler geliştirilebilir. İnsanlar (ve hayvanlar) bazı nesne ve durumlara daha kolay fobi geliştiriyorlar. Örneğin yükseklik, sivri cisimler, karanlık, hayvanlar gibi nesnelere fobi kolay gelişirken bitkilere, yiyeceklere fobi daha seyrek gelişmektedir. Bazı durum veya nesnelerden korkmaya hazır olarak doğma hayvan deneylerinde gösterilmiş bir bulgudur.

Özgül Fobi Belirtileri nelerdir?

Bu belirtiler vücudun mevcut olayı yaşanmışcasına tepkiler vermesi ile eş değerdir. Genel belirtiler şu şekilde sıralanabilir, Kişiden kişiye değişiklikler olmakla birlikte bu durumlarda en sık görülen belirtiler şunlardır: kişinin kalbi çarpar/sıkışır, nefesi daralır, göğsü sıkışır, titreme/terleme olur, uyuşma/karıncalanma olur, baş dönmesi, bayılma hissi olur, sık idrara gitme isteği olur vb. Kişi korktuğu durum ya da nesneyle karşılaştığında bu duyguları yaşadığı gibi, bu durumları düşündüğü/hayal ettiğinde de yaşayabilir. Yukarda sayılan nedenlerle cin, şeytan vb. korkuları, kişi bunları saçma bulmadığı sürece, fobi sayılmaz. Fobilerin gündelik hayatı en çok ve en olumsuz etkileyen yönü kaçınmadır. Özgül fobisi olanların çoğu, korkulan durum ve nesnelerden koşullar el verdiği ölçüde uzak durmaya çalışır: kedisi olan eve gitmez, yükseklere çıkmaz, asansöre binmez, yağmur yağdığında evden çıkmaz vb. Özgül fobi sayılabilecek çeşitli fobiler en sık görünenleri şu şekilde sıralanabilir,

  • Hayvan fobisi
  • Yükseklik korkusu
  • Yaralanma ve Kan fobisi
  • Gök gürültüsü
  • Uçak korkusu
  • Yalnız kalma korkusu
  • Kapalı yer korkusu
  • Araba korkusu


Hayvan fobileri: 
En sık görülen özgül fobi türüdür. En çok korkulan hayvanların başında kedi, köpek, kuş, örümcek ve böcek türler gelir. Korkulan hayvan türleri kültürler arası farklılık gösterir. Örneğin İngiltere’de örümcekten korkma çok yaygın iken, kültürümüzde örümcek fobisi yaygın değildir. Hayvan fobisi olan insanların bir kısmı o hayvanla kötü bir deneyimden sonra (örn. köpek ısırması) fobilerinin başladığını ifade ederler. Bir kısmında ise böyle bir başlatıcı bulunamaz. Fobik hasta tipik olarak kendine rahat bir gündelik yaşam sağlamaya uygun bir kaçınma davranışı geliştirmiş olur. Oturmaya gidilecek-gidilmeyecek arkadaşlar bellidir (köpek-kedi var veya yok). Televizyonda korkulan hayvanla ilgili belgeseller seyredemeyebiliriz. Nerelerde dolaşılacağı belli kurallara bağlıdır. Bazı durumlarda hayvanın fotoğrafı, ya da onu andıran şekillerden (yılan fobisinde kıvrık çizgilerden korkma gibi) bile korkulabilir.

Özgül Fobi
Özgül Fobi

Yükseklik korkusu: İkinci en yaygın özgül fobi türüdür. Kişi yüksek binalara çıkamaz, yüksekten bakamaz, hatta odanın içinde pencereye yakın oturamaz. Yükseklik korkusu olan kişiler asansöre binmekten korkarlar, ancak içinde boğulmak veya hapis kalmaktan değil, yukarı çıktığı için. Birçok insan için keyifle oturulacak balkonlar bu hastalar için eziyettir. Balkonda otura bilirlerse de odaya yakın tarafına oturmaya çalışırlar. Merdivenler, özellikle kenarlarında boşluk varsa çok korkutucudur. Yükseklik korkusu olanların birçoğunda uçak korkusu olsa da iki korkunun birbirinin aynı olduğu da söylenemez. Yükseklik korkusu olanların %20’si ise uçak korkusu tanımlamamışlar dır.

Yaralanma ve Kan fobisi: Halk arasında “kan tutması” olarak da bilinen bir durumdur. Kan görünce rahatsızlık hissetmek çoğu insanda görülen bir özelliktir.  Bunun dışında bedensel sakatlık, parçalanmış insan vücutları, kazalar vb.ni görme, kan verme, iğne yaptırma, kulak deldirme, diş çektirme ve diğer tıbbi işlemler gibi durumlarla karşılaşınca bayılacak gibi olma, kalp hızında değişme ve bulantı şeklinde tepkiler verilebilir. Bu esnada bayılmalar da bilinen durumlardır. İlk kez diş çekimleriyle ilgili film seyreden çocukların kalp hızlarının yavaşladığının gösterildiği belirtiliyor. Bazı fobikler hayat kurtarıcı müdahalelerden bile kaçınırlar: şeker hastaları iğnelerini yapmaz, kanser hastası ameliyat olmaz; bazı kadınlar doğurmaktan korktukları için gebe kalmazlar. Birçoğu hastanelere gitmez, hasta insanlara bakamazlar, tıbbi konularla ilgili TV programlarını seyredemez. Bu korku yüzünden doktorluk, hemşirelik gibi mesleklerden kaçınabilirler. Bazı hastalar “kan” lafını duyunca bile bayılabilirler. Bazıları ambulans sirenini duyunca veya bir ameliyatın anlatılması ile de bayılır. Ancak kendi adet kanını görmekten rahatsız olan kan fobisi bildirilmemiştir. Kan fobisi çoğunlukla diğer fobiler gibi çocuklukta başlar.  Kan fobisi olan hastaların ailelerinde aynı hastalığa rastlanma oranının çok yüksek olması da diğer özgül fobilerden önemli bir farkını oluşturuyor.

Gökgürültüsü ve fırtına fobisi: Bu kişiler sürekli hava durumunu izler ve havanın kapalı, fırtınalı, yağışlı olma ihtimali olduğu günlerde eve kapanır, gökgürültüsünü duymamak için kapı ve pencereleri sıkı sıkı kapatırlar. Gökgürültüsü duyunca masa, yatak altına saklanabilirler.

Uçak korkusu: Bu kişiler uçağa bineceklerine çok daha uzun sürecek, daha eziyetli yolculuklar yapmaya razıdırlar. Uçağa binmek zorunda kaldıklarında uçağın düşeceğine dair şiddetli bir korkuları vardır. Uçağın her hareketini, her sarsıntıyı büyük bir korkuyla izlerler, duydukları sesleri patlayan bir motor, bir arıza işareti olarak yorumlarlar.

Yalnızlık fobisi: Çoğu kez evde tek başına kalmaktan korkudur. Akşamları ve gece artar. Gündüz tek başına kalabilen birçok hasta gece kalamayabilir. Nedensiz bir huzursuzluk olabilir, ya da evde birisi, hırsız, bir yaratık vb. var gibi bir duygu tarif edilebilir.  Yalnızlık fobisinin ayrılık anksiyetesiyle ilişkisi olduğu öne sürülmektedir. Çocuklukta ayrılık anksiyetesi yaşayanların erişkinlikte agorafobi ve panik bozukluğu geliştirme olasılığı yüksek bulunmuştur. Türkiye’de yapılan toplum taramasında da ayrılık korkusunun agorafobi ile ilişkisi diğer tüm özgül fobilerden daha kuvvetli olarak bulunmuştur.

Klostrofobi: Kapalı/basık yerlerden duyulan korkudur. Korkulan durumlara tipik örnekler arasında asansör, basık tavanlı odalar ve koridorlar, kapıları kapalı ve kalabalık otobüs, yeraltı çarşıları, metro, alt geçitler, oturulan oda kapısının kapalı veya kilitli olması vb. sayılabilir.  Hastaların temel korkuları anılan yerde sıkışıp kalmak, çıkamamak, nefes alamamak, boğulmak gibi korkulardır. Sinema ve tiyatroya gidemez, gitseler de dip koltuklarda oturamazlar. Boğazlı, dik yakalı giysilerden rahatsız olabilirler,  yakalarını ilikleyemezler. Kapalı giysiler onları “boğabilir”. Bu hastalarda sisli, kapalı havalarda huzursuz olma sıktır. Sisli, kapalı hava etrafı kapatan, korkutucu bir duvar gibi algılanır. Aynı zamanda hamam, duş, sauna gibi yerlerde de boğuluyor gibi olurlar. Bir klostrofobik hastamız etrafı sularla çevrili olduğu için İngiltere’ye gidemediğini söylemişti.

Araba kullanma fobisi: Birçoğumuz için keyif verici olan araba kullanma veya arabaya binme, kişide fobi varsa dehşet verici bir deneyime dönüşür. Sürekli olarak kaza yapacağını, bir tarafa çarpacağını ve başka bir arabanın çarpacağını düşünür. Bu nedenle arabası olduğu halde kullanamayan birçok kişi vardır.

 

Önleme ve tedavi

Özgül fobilerin tedavisi hem mümkündür, hem de başarı oranları yüksektir. Bu korkuların tedavisinde ilaçların rolü azdır. Hatta bazı durumlarda ilaçlar zararlı bile olabilir. Örneğin uçak korkusunu yenmek için uçuş öncesi sakinleştiriciler almak, o yolculuğu rahat geçirmesini sağlasa da bağımlılık ve ilaç yan etkileri gibi sorunlara yol açabilir. Fobiye ek olarak kişide depresyon da varsa antidepresan ilaç tedavileri yararlı olacaktır.

Bunaltı bozukluklarında yaygın biçimde kullanılan davranışçı tedaviler özgül fobilerde ilk seçenektir. Alıştırma (exposure) adı verilen yöntem en yaygın kullanılan davranışçı tekniktir. Bireysel veya grup halinde uygulanabilir. Bu teknikte kişinin korktuğu durumun ayrıntılı bir analizi yapıldıktan sonra korkulan durumla gitgide artan derecede karşılaşması sağlanır. Başlangıçta sıkıntı ve korku verici olan bu işlem, hasta korkulan ortamda yeteri kadar süre kalabilirse alışmayla (ve korkunun azalmasıyla) sonuçlanır. Tedaviye istekli olan ve tedavi uyumu iyi olan vakalarda birkaç seansta tama yakın düzelme elde etmek mümkündür.

Alıştırma tedavisinin, imkan olduğunca, gerçek nesne veya ortamda yapılmasının uygun olduğu düşünülür. Ancak bu her zaman şart da değildir, mümkün de olmayabilir. Örneğin uçak fobisinde her zaman deneme yapmak kolay olmayabilir. Böyle durumlarda hastanın korkulan durumlarla hayalinde karşılaşması sağlanabilir ve bu da gerçek durumla karşılaşma kadar yarar sağlayabilir. Hatta son yıllarda sanal gerçeklik uygulamaları adı verilen yöntemlerle kişi kafasına takılan bir kaskın içindeki görüntü ve seslerle yüzleşerek korkusundan kurtulabilmektedir.

Hayvan deneylerinde korkunun anne ve babadan çocuğa geçebildiği gibi korkusuzluğun da öğretilebildiği gösterilmiştir. Yılan görünce korkan yavrular korkusuz bir anne veya başka bir yetişkini model alıp korkusuzluğu öğrenebiliyorlar. Önceden dişçiye gitme ve diş çekme oyunu oynatılan çocukların dişçide çok daha az korku yaşadıkları gösterilmiştir. Strese karşı aşılama uzun yıllardır bilinen ve başarıyla uygulanan bir modeldir. Özgül fobilerin birçoğu çocukluk ve ergenlikte başlar. Bu korkuların hepsi erişkinliğe kadar sürmez, ancak çocukken fobisi olan kişinin erişkinlikte fobi geliştirme riskinin yüksek olduğu bilindiği için anne babalara önemli bir rol düşmektedir. Çocuklara hem korkusuz erişkin modeli olarak, hem de korkularının üzerine gitme konusunda onları cesaretlendirerek önleyici bir rol oynamaları yararlı olacaktır.

Sonuç

Özgül fobilerle ilgili en önemli sorunların başında birçok hasta ve ailenin bu sorunu hastalık olarak görmemeleri ve bu nedenle yardım aramamaları gelmektedir. Bazen de kişi yardım aramak istediği halde korkusu nedeniyle yardım arayamaz: örneğin kan fobisi olan kişinin hastane korkusu yüzünden doktora gidememesi gibi. Bir başka sorun kimi doktor ve psikologların bu sorunlarla başvuran kişilere bu sorunu “kafaya takılmayacak bir şey”, “kişilik yapısı” “huy” vb. olarak tanımlamalarıdır.

Ancak özgül fobilerin birçoğu, kısa sürede ve kalıcı biçimde düzeltilebilir. Bu nedenle kendinizde veya çevrenizde gördüğünüz mantıksız korkular nedeniyle bir psikiyatri uzmanına başvurmanız yararlı olacaktır. Korkular, insan hayatını acımasızca kısıtlayan belirtilerdir. Ancak bu kısıtlayıcı zincirlerden kurtulmanız mümkündür.

psikolog-dokunmak

HASTA – DANIŞMAN İLİŞKİSİNDE DOKUNMA

HASTA – DANIŞMAN İLİŞKİSİNDE DOKUNMA Etik konularla ilgili süpervizyon çalışmalarında   Öğrencilerin ortaya …

asperger-sendronu

ASPERGER SENDROMU

ASPERGER SENDROMU Asperger Sendromu (AS)1944´de Avusturyalı hekim Hans Asperger tarafından “otistik piskopati” …

misofonya

Misofonya İşitsel Algı Bozukluğu Sendromu

Misofonya Nedir? Misofonya işitel algı bozukluğu olarak tanımlanan, bireyin bağzı seslere karşı seçici davranması, …